Ana səhifə

TÜRKÇE ÖĞren 3,4,5,6 ÇÖz eğlen çÖZÜmleri turkofoni tüRKÇE ÖĞren 3 sayfa 14


Yüklə 52.05 Kb.
tarix12.05.2016
ölçüsü52.05 Kb.

TÜRKÇE ÖĞREN 3,4,5,6 ÇÖZ EĞLEN ÇÖZÜMLERİ

TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 3 SAYFA 14

BAYRAM VE TATİL

On bir ayın sultanı ramazan ayının bitmesine sayılı günler kaldı. Bayram yaklaşıyor.

Bu yıl bayramla birlikte okular da birinci yarıyılı tamamlayarak, tatile giriyor. Sevgili arkadaşlar, bir ay oruç tuttuk, karşılığında güzel bir bayram yapacağız. Bir yarı yıl boyunca dersine düzenli çalışanlarda elbette ki karşılığını alacaklar. Bu karşılık güzel bir karne olacaktır. Notları iyi olanları şimdiden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz . Notları düşük olanlarda üzülmesinler. Bu henüz ilk yarı. Eğer ikinci yarıda iyi çalışırlarsa, mutlaka notları düzelecektir. Tatiliniz bayramla başlıyor. Bayram günleri sevinç ve mutluluk günleridir. Bu günleri fırsat bilelim. Büyüklerimizi ziyaret edelim. Ayrıca komşularımızı ve diğer yakınlarımızı da unutmayalım. Kısacası bayram sevincimizi bütün sevdiklerimizle paylaşalım. Bu güzel yurdu, bize vatan

olarak bırakan, atalarımızı da unutmayalım. Onlara da dua edelim. Eğer onlar olmasaydı, biz bu topraklar üzerinde yaşayamaz, bayram yapamazdık. Bayramdan sonra başlayacak dinlenme tatilini iyi değerlendirin. Belki ders çalışmayacaksınız. Çünkü yorucu bir çalışmanın

ardından, dinlenmeyi hak ettiniz. Ama mutlaka faydalı bir şeyler yapın. Dinlenmek, boş oturmak veya yatmak demek değildir. Hepinizin bayramını tebrik ediyor, iyi tatiller diliyorum.

TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 3 SAYFA 24

SINIF GEZİSİ

Öğretmenimiz konumuzla ilgili bir gezi yapacağımızı söyledi. Çok sevindik. Topkapı Sarayı’na gidecektik. Ertesi günü iple çektim. Saat on da okulun bahçesinde toplandık. Güzel bir otobüs bizi bekliyordu. Otobüse sırayla bindik. Öğretmenimiz bizi koltuklara yerleştirdi. Şarkılarla,, türkülerle, neşeli bir yolculuktan sonra, Topkapı Sarayı’nın önünde durduk. Meraklı gözlerle, çevreyi bir süre inceledik. Sonra hep birlikte sarayın bahçesine girdik. Bütün odaları birer birer dolaştık. Bir görevli bize bilgiler veriyordu. Sultan elbiselerini, kılıçları, altından yapılmış, çeşitli eşyaları ilgiyle inceledik. Görevlinin anlattıklarını dikkatle dinledik. Her tarafı hayretle ve hayranlıkla izliyorduk. Sanki tarih bir anda gözlerimizin önünde canlandı. Üç kıtada at oynatan, adalet dağıtan büyük sultanları görür gibi olduk. Sarayın her tarafını gezdikten sonra okulumuza dönmek üzere otobüsümüzün önünde toplandık. Bütün arkadaşlar sayılmak suretiyle yoklama yapıldı. Sonra arabaya bindik. Bu güzel gezinin izlenimlerini evde anlatarak gördüklerimi tekrar edecektim. Sevgili öğretmenimize çok teşekkür ediyorum.

TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 3 SAYFA 34

TUTUMLU OLMAK

Sevgili arkadaşlar, içinde bulunduğumuz hafta Tutum Haftası. Bir hafta boyunca tutumun önemini anlatan konuşmalar dinleyeceğiz. Okulumuzda bu konuda çalışmaları izleyeceğiz. Ancak bir hafta sonra her şeyi unutursak, bu çalışmaların bir anlamı olmaz. Tutumlu olmayı alışkanlık, haline getirmeliyiz. Tutumlu olmayı alışkanlık, haline getirmeliyiz. Tutumlu olmakla cimrilik ayrı şeylerdi. Bunları birbirine karıştırmayın. Tutumlu olmak gereksiz harcama yapmamaktır. Gerekirse elbette harcayacağız. Mesela bir kumbaranız olsa, artan paralarınızı kumbaraya atarsanız ve gerektiği an elinizin altında, birikmiş paranız olsa ne güzel olur değil mi? Tutumlu olmak sadece parayla sınırlı değil, kıymetli olan her şeyi dikkatli kullanmaktır. Zaman, para, defter, elbise, kalem ve bütün araç ve gereçler bizim için önemli. Bunların hepsini çok iyi değerlendirmeliyiz. Hele zaman… Atalarımız onun için “En kıymetli hazine” demişlerdir. O halde boş saatlerimizi de faydalı şeylerle değerlendirelim. Okulda ve evde kullandığımız araç ve gereçleri iyi koruyalım. Unutmayalım ki; “Damlaya damlaya göl olur”. Gerek zaman, gerek para gerek malzemeden olsun, kaybettiklerimizin zararı sadece bize değil. Bunlar aynı zamanda ülkemizin için de bir kayıptır. O halde hem kendimizi, hem de vatanımızı düşünerek tutumlu olmaya özen göstermeliyiz. Ayrıca, bizim için gecesini gündüzüne katarak çalışan anne ve babalarımızı da düşünmek başta gelen görevlerimizdendir.

TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 3 SAYFA 45




ANNELER GÜNÜ

Her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü olarak kutlanır. İşte yine bir Anneler Günü daha geldi. Dünyanın en değerli varlıkları, sevgili annelerimizi yılda bir gün değil, bütün yıl boyunca, hatırlamalıyız. Bence bütün anneler yılın annesidir. Gözde, o sabah çok heyecanlıydı. Bir gün önce babasıyla çarşıya çıkmış, güzel bir hediye almışlardı . İşte bu güzel hediyeyi en sevgili varlığına, annesine sun8mak için sabırsızlanıyordu. Ayrıca annesi için birde şiir yazmıştı. Kızının heyecanı annesinin gözünden kaçmıyordu. Fakat belli etmemeye dikkat ediyordu.

Ailece güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra anne ve baba salona geçip, koltuklara oturdular. Gözde’nin beklediği an gelmişti. Dolaptaki hediye paketini aldı ve annesinin yanına gitti. Hediyesini sunarak annesine sarıldı ve ellerini öptü. Annesi de Gözde’ye sarıldı ve yanaklarından öptü.

Baba, bu mutluluk tablosunu fotoğraf makinesi ile görüntüledi.

TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 3 SAYFA 57




KIŞ GELDİ

Sabah yatağımdan kalktım. Günlerden pazardı. Pazardı. Pencereyi açtım. Dışarı baktım. Birde ne göreyim? Etraf bembeyazdı . Kar yağmıştı. Çok

sevindim. Hemen elimi yüzümü yıkadım. Elbiselerimi giydim. Kahvaltımı yaptım. Aceleyle Aydın’a telefon ettim. Annelerimden izin alıp biraz dışarı çıkalım dedim. Aydın bu teklifimi sevinerek kabul etti.

Aydınla yarım saat sonra bizim evin önünde buluştuk. Levent’le Soner’de gelmişlerdi. Önce biraz kartopu oynadık. Çok eğleniyorduk. Sonra kardan adam yapmaya başladık. Karları bir araya topladık. Topladığımız karlardan güzel bir kardan adam yaptık. Kardan adamın eline süpürge tutuşturduk. Gözlerini kömürden yaptık. Havuçtan da bir burun yaptık. Başına başlık örttük. Boynuna atkı taktık. Çok güzel olmuştu. Onunla bir süre oynadık. Sonra evlerimize döndük. Biraz sonra güneş çıktı. Karlar erimeye başladı. Akşama doğru kardan adamı bakayım dedim. Fakat yerde sadece süpürge, havuç ve başlık ve kömür parçaları kalmıştı. Güneşe dayanamamış eriyip yok olmuştu. Halbuki daha birkaç saat önce dimdik, ayaktaydı. Biraz hüzünlenmiştim. Annem durumu anlamıştı. Yanıma gelerek başımı okşadı. “Güzel evladım, kardan adam güneşe dayanamaz. İlkbaharda bütün karlar erimiyor mu?

Kış mevsimindeyiz . Bir daha kar yağar, yine oynarsınız,, üzülme” dedi Bunları biliyordum. Bir anlık duyguydu benimki, pencereyi kapatarak o dama döndüm. Biraz da derslerimi gözden geçirmeliydim.




TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 4 SAYFA 15




YAŞASIN OKULUMUZ

Tatil bitti ve sevgili okulumuza kavuştuk. Ayla o sabah çok erken kalktı. Heyecanı gözlerinden okunuyordu. Üç ay ara verdiği okuluna kavuşacağı için sevinçliydi. Hem öğretmenini , hem de arkadaşlarını çok özlemişti. Aceleyle kahvaltısını yaptı. Çantasını hazırladı. Elbiselerini giydi. Annesiyle birlikte okulun yolunu tuttu. Okulun bahçesinde büyük bir hareketlilik vardı. Öğrenciler, veliler, öğretmenler… Bu yıl birinci sınıfa

Yeni başlayacak miniklerde gözle görülür bir heyecan vardı. Annelerinin elinden sıkıca tutmuşlar, merakla etrafı seyrediyorlardı. Ayla bir süre sonra çevreyi inceledi. Sonra arkadaşlarını buldu. Birbirlerine sarıldılar. Hasret giderdiler. Bütün sınıflar sıra oldular. İstiklal Marşı’yla birlikte tören başladı. Okul müdürü ve öğretmenler konuşmalar yaptılar. Birkaç öğrenci şiir okudu. Birinci sınıflar dışındakiler sınıflarına geçip öğretmenlerini beklemeye başladılar. Birinci sınıflar şubelere ayrılıp, öğretmenlerinin gözetiminde sınıflara alındılar. Böylece uzun bir eğitim maratonu başlamış oldu. Bütün çocuklara başarılar ve mutluluk getirmesini diliyoruz.




TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 4 SAYFA 26




PİKNİKTE




Babam bu hafta pikniğe giideceğ4imizi söylediği an ne kadar sevindiğimi anlatamam. Hafta sonunu iple çektim, Annem bir gün önceden gerekli hazırlıkları yapmıştı. Ben de kendim bir çanta hazırladım. Çantaya atlamak için ve salıncak kurmak için ipler koydum. O sabah bütün ev halkı erkenden kalktık. Kahvaltımızı yaptıktan sonra piknik için hazırlayıp bir kenara koyduğumuz çantaları arabaya taşıdık. Arabamıza binerek yola koyulduk. Bir saatlik yolculuktan sonra ağaçlık bir yerde durduk. Çok kalabalıktı. Bizim gibi çok sayıda insan oraya gelmişti. Önce uygun bir yer seçtik. Arabadan malzemelerimizi aldık ve yerleşmeye başladık. Babam getirdiğim iplerle bana salıncak yaptı. Topumu ve atlama ipimi de çıkardım. Bu günü en güzel şekilde değerlendirmek istiyordum. Annemle babam yemek hazırlıklarını yaparken ben de ip atladım. Top oynadım, salıncakta sallandım. Karnımda iyice acıkmıştı. Izgarada pişirilmiş köfteleri ve diğer yemekleri büyük bir iştahla yedim. Yemekten sonra babamla da çeşitli oyunlar oynadık. Ağaçlar arasında gezinti yaptık. Akşam yaklaşıyordu. Yavaş yavaş toparlandık. Arabamıza binerek evimizin yolunu tuttuk.

TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 4 SAYFA 39




TATİL GELİYOR




Karne tatili geliyor. Birinci dönemin son sınavları da yapıldı. Derslerim çok iyi. Bütün notlarım yüksek. Filiz’in de dersleri çok iyi. Biz ikimiz hep birlikte ders çalıştık. Bu yüzden de başarılı olduk. Filiz’le aynı sırada oturuyoruz. Evlerimiz de yakın Filiz beni çok sever, ben de Filiz’i. Okuldan gelince hemen derslerimizin başına otururuz. Ödevlerimizi de aksatmadan yaparız. Geçen gün altı arkadaş bizim evde toplandık. Ünite kolumuzu karşılıklı anlatarak iyice öğrendik. Konumuzla ilgiliydi. Birlikte çalışmak elbette ki çok faydalı. Güneş sistemini, Yıldızları ve uzayla ilgili bir çok konuyu öğrendik. İçimizden en güzel de, Filiz anlatıyordu. Bazı günler beş altı kişi toplanır, öğrendiğimiz konular hakkında gözlem yapardık. Mesela bu ünite konusuna başladığımız günden beri her akşam ayı gözlüyoruz. Ayın her günkü şeklini deftere çiziyoruz. Okulda ayın neden farklı şekillerde göründüğünü tartışacağız. .

İşte böyle planlı programlı, gözleme dayanan çalışmalar yaptığımız için notlarım çok iyi. Karne tatilini iple çekiyorum. Alacağımız güzel bir karne bütün yorgunluğumuzu unutturacak. Ayrıca tatilde dayılara gideceğimiz için de çok seviniyorum.

TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 4 SAYFA 51




TATİL BİTTİ




Yaklaşık üç ay kadar süren yaz tatili bitti. Şimdi herkesi açılacak olan okulların heyecanı kapladı. Uzun dinlenme döneminden sonra sıra çalışmalara geldi. Etrafta gözle görülür bir canlılık var. Mağazaların vitrinlerini okul malzemeleri süslüyor. Önlükler, çantalar, yakalar…Kırtasiyelerin içi ve önü cıvıl cıvıl. Öğrenciler ve veliler ihtiyaçlarını karşılama telaşında. Okullarda ise ayrı bir hareketlilik… var. Okula yeni başlayacak minikler anne veya babasının elinden tutarak, ürkek ürkek kayıt işlemlerini gözlüyorlar. Heyecanları gözlerinden okunuyor. Sevgili arkadaşlar , aynı telaş, aynı heyecan sizlerde de var şüphesiz. Yeni bir eğitim-öğretim yılına başlıyorsunuz. Hayırlı olsun. Bu yeni döneme büyük bir zevkle , büyük bir gayretle başlayın. Derslerinizi ilk günden itibaren dikkatle dinleyin, verilen ödevleri günü gününe yapın…. Hiç bir zaman bugünün işini yarına bırakmayın , bir şeyin başı nasıl başlarsa öyle devam eder. Tedbirinizi baştan alın, sonra sıkıntıya düşmeyin. Sizler çalışkan çocuklarsınız, bütün bunları zaten biliyorsunuz. Fakat biz gene de hatırlatalım dedik. Öğretmenlerinizin, anne ve babalarınızın sözünden çıkmayın. Hep birlikte güzel bir eğitim-öğretim yılı geçirin. Hepinize başarılar ve mutluluklar diliyoruz.




TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 4 DERS 5 SAYFA 61




TATİLE DOĞRU




Haftaya karne alıyoruz ve uzun bir tatile giriyoruz. Şimdiden tatil heyecanı başladı. Aylin’in babası tatilde köye gideceklerini söylediği zaman Aylin’in sevinci görülmeye değerdi. Gözleri sevinçten parladı. Yüzü güldü. Aylin köyde geçireceği günleri düşünmeye başladı. Amcasının kızı Selma’yı ne kadar özlemişti. Köyün yemyeşil çayırları gözlerinin önüne geldi. Selma ile bu çayırlarda oyun oynayacak çiçek toplayacaklardı. Kuzuları otlatacak, civcivleri seveceklerdi. Aylin bunları düşünüyor ve kalan bir haftayı iple çekiyordu. Hele buz gibi akan köy çeşmeleri. Sabahları horoz sesleriyle uyanmak Güneşli,, pırıl pırıl, tertemiz hava. Bunların hepsi çok güzel şeyler. Ya dedesi ile babaannesi Kimbilir onu ne kadar özlemişlerdir. Doğrusu o da onları çok özlemişti. Aylin şimdi günleri sayıyor, gidecekleri günü dört gözle bekliyordu. Selma ile çok iyi anlaşıyorlardı. Selma’ya hediye almalıydı. Ama o ne? Bütün gün bunu düşündü. Akşam bu konuyu babasıyla konuşmaya karar verdi. Babası o akşam eve bir paketle geldi. Aylin pakette ne olduğunu sordu. Babası Selma’ya elbise ve güzel bir bebek aldığını söyledi. Aylin sevinçle babasına sarıldı. “Ben de bu gün onu düşünüyordum. Çok teşekkür ederim babacığım” dedi. Artık köye gitmek için hafta sonunu beklemek kalıyordu.

TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 5 DERS 1 SAYFA 18




PARKTA

Gülay ile Pınar aynı sırada oturan iki arkadaştılar. Birbirlerini çok severlerdi. İçtikleri su ayrı gitmezdi . Evleri de birbirine yakın olduğu için sık sık görüşürlerdi. Okulda iken anlaştılar Bu hafta sonu parka gideceklerdi. Pazar günü ikisi de erkenden kalktı. Kahvaltıdan sonra kararlaştırdıkları saatte buluştular. Evlerine yakın çok güzel bir park vardı. El ele tutuşarak parka gittiler. Önce salıncaklarda sallandılar. Sonra kaydırakta kaydılar, tahterevalliye bindiler. Satıcıdan balon alıp uçurdular. Dondurma yediler. Etrafı gezdiler. Çevre ne kadar güzeldi. Fakat bu güzelliklere zarar verenlerin de olduğunu üzülerek gördüler. Neden bütün insanların çevreye karşı duyarlı olmadıklarını anlayamadılar. Her tarafta çöp olduğu halde yerlere çöp atanlar, Çiçekleri koparanlar… Bunlar toplu yaşamanın kurallarını bilmeyen, saygısız, eğitimsiz çocuklardı. Bu konuyu okulda öğretmenlerine anlatmaya ve konu ile ilgili bir sınıf tartışması yapmaya karar verdiler. “Öğretmenimize söyleyelim, yarınki tartışma konumuz bu olsun” dediler. Gülay ile Pınar biraz daha oynadıktan sonra güle oynaya evlerinin yolunu tuttular. Güzel bir tatil gününü de geride bıraktılar. O gördükleri kötü davranışlar da olmasa her şey daha güzel olacaktı.



TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 5 DERS 2 SAYFA 30




GEZİ




Güzel okulumuza dün veda ettik. Okulumuzdan ve arkadaşlarımızdan yaklaşık üç ay ayrı kalacağız. Bir yandan tatile kavuşmanın sevinci bir yandan okulumuzdan ayrı olmanın üzüntüsü vardı içimizde. Nasıl olsa gene kavuşacağız diye, teselli ettim kendimi. Hem biraz sonra ailece güzel bir yolculuğu çıkacaktır. Abant Gölü’ne gidecektik. Çok güzel olduğunu söylüyorlar. Kahvaltıdan sonra zaten hazır olan çantalarımızı arabaya yerleştirdik. Babam direksiyonu geçti, ben de yanını oturdum. Annem ve kardeşim arkaya oturdular. Yola koyulduk. Çok güzel yerlerden geçiyorduk. Tabiat ne kadar da güzeldi. Her taraf yemyeşil. Yaklaşık üç dört saat yol aldıktan sonra babam: “Şu dağı aştıktan sonra biraz ileride bir çeşme var. Orada mola vereceğiz” dedi. Her yanı ağaçlarla kaplı olan dağı aştık ve babamın dediği çeşme başına geldik. Babam arabayı yolun kenarına çekti. Annem de yol için hazırladığı yiyecekleri çıkardı. Hem ayaklarımız uyuşmuş, hem de acıkmıştık. Güzel bir yemek yedikten sonra çevreye dikkat ettim. Etrafta rengarenk çiçekler vardı. Babama “Çiçek toplayabilir miyim?” diye sordum. Babam, “Yavrum çiçek dalında güzeldir. Onları koparmak uygun değildir” dedi. Biraz daha dinlendikten sonra tekrar yola koyulduk. Babam ikindiye doğru Abant Gölü’ne varabileceğimiz söylüyordu. Yaklaştıkça heyecanım artıyordu. Ve işte, Abant Gölü…. Bütün güzelliği ile karşımızdaydı. Bu güzellik gözlerimi kamaştırdı. Hayran olmamak mümkün değildi. Atalarımı bir kere daha rahmet ve minnetle andım. Bize böyle güzel bir vatan bıraktıkları için…




TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 5 DERS 3 SAYFA 42




ÇEVREMİZ VE BİZ




Temiz bir çevre için bütün arkadaşlar el ele vermeliyiz. Bu konuda herkes üzerine düşen görevi seve seve yapmalıyız. Temiz hava, bol güneş yemyeşil ağaçlar… Bunların hepsi sağlıklı bir hayat için gerekli olan şeyler… Evimizin , okulumuzun, sokağımızın temizliği için kolları sıvamalıyız. Atalarımız “Aslan yatağından belli olur” demişler. Dünyamız günden güne daha çok kirleniyor. Tedbir almazsak yarın çok geç olabilir. Çöpleri çöp kutusuna atalım. Yerlerde gördüğümüz çöpleri toplayalım. Her yıl ağaç dikelim Dikilmiş ağaçları koruyalım. “Ağaç dalında güzeldir.” Öyleyse gülleri koparmayalım. Yanlış davranışlarda bulunanları uyaralım. Bin bir emekle yetiştirilen ağaçların bir anda yanıp yok olduğunu üzülerek görüyoruz. Ağaçlık alanlarda ateş yakmayalım. Bütün kazaların dikkatsizlikten kaynaklandığını unutmayalım. Çevrelerimiz pet şişelerle, çöplerle dolu. Bu kirlilik hem bizi etkiliyor, hem de çevrede yaşayan hayvanları…. Balıklar yaşayamaz hale geldi. Bu çevre hepimizin. Ayrıca gelecek kuşaklara temiz bir çevre bırakmak bizim en başta gelen görevlerimizden biridir. Biraz daha dikkat, biraz daha gayret…




TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 5 DERS 4 SAYFA 55




ÇOCUKLAR ÇİÇEKTİR




Çocuklar sevgi bahçesinin gülleridir. Çocuksuz bir dünya düşünülemez. Onlar geleceğimizin teminatıdır. Onlara yatırım yapmak, geleceği garanti altına almak demektir.

Biz Türkiye Çocuk Dergisi olarak çocukları çok seviyoruz. Bu yüzden on altı yıldır hiç ara vermeden çocuk yayını yapıyoruz. Biz , çocuklarla bir aileyiz. Bugün sayısı yüz binlere varan Türk çocuğu Türkiye Çocuk okuyor. Bu sayının artarak devam edeceğine inanıyoruz. Aldığımız tebrik ve teşekkür mektupları, telefonlar bize güç veriyor. Gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyor, geleceğin kuşaklarını yetiştirmek için uğraşıyoruz. Dünya Çocuk Günü’nün kutlandığı şu günlerde bütün çocukların mutlu olmasını diliyoruz. Onlara daha iyi bir dünya bırakmak, biz büyüklerin en önemli görevi olmalı .

Onları layık oldukları biçimde eğitmeli ve iki binli yıllara hazırlamalıyız. Bu konuda biz çocuk yayıncısı olarak üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yapmaya çalışacağız. Bütün kurumların bu konuda duyarlı olmasını diliyoruz. Hep birlikte, geleceğin Türkiye’sini oluşturacak sevgili yavrularımızı yetiştirmeye çalışalım. Unutmayalım bütün çocuklar çiçektir ve sevgiyle büyür…



TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 5 DERS 5 SAYFA 67




KÖYDE DÜĞÜN

Köye gelişimizin üzerinden yirmi gün geçmişti. Annem ve babam bir kaç gün önce geri döndüler. Ben bir süre daha kalacaktım. Amcamın kızı Elif ile güzel günler geçiriyorduk. Bir de köy hayatı monoton olur, insan sıkılır diyorlardı. Tam tersine tatilim çok renkli geçiyordu. Günler su gibi akıyordu. Buradaki günlerimle ilgili gözlemlerimi dönüşte arkadaşlarıma anlatacaktım. Bu gün köyümüzde düğün vardı. İlk defa bir köy düğünü görecektim. Elif, buradaki düğünlerin şehirden çok farklı olduğunu söylüyordu. Köy adetleri hakkında bana bilgiler veriyordu. Düğün süresince gelinle damat ayrı ayrı yerlerdeydi. Damadın etrafında köy gençleri vardı. Gelinin bulunduğu yerde ise köyün bütün hanımları, genç kızları yer almıştı. Her iki tarafta da davul ve zurnalar çalıyor, halaylar çekiliyordu. Düğün sabahı gelin, hanımlar tarafından giydirilip süslenirken, damat da törenle tıraş ediliyordu. Topla yemekler yediriliyor, köyde büyük bir eğlencedir gidiyordu. Bütün köy halkı düğüne neşe katmak için elinden geleni yapıyordu. Toplumumuzdaki dayanışmanın en güzel örnekleri veriliyordu. Gelin , damat evine götürülürken, yolda çocuklar tarafından barikatlar kuruluyordu. Çocuklara bahşiş verilmek suretiyle bu barikatlar geçiliyordu. Böylece çocuklar da bu güzel günden nasiplerini alıyorlardı. Toplumumuzun ne kadar renkli bir hayatı olduğunu anlamak için mutlaka Anadolu’yu gezmek gerekiyor.


TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 6 DERS 1 SAYFA 17
YENİ ARKADAŞ
Geçenlerde sınıfımıza yeni bir arkadaşımız geldi. Adı Gülten . Gülten’i hepimiz çok sevdik. Gülten ilk bir iki gün biraz çekingen davrandı. Bu son derece normal bir şeydi. Ama birkaç gün geçip bizleri iyice tanıdıktan sonra bu çekingenliği geçti. Bizimle kısa zamanda kaynaştı. Çok sevimli bir kızdı. Çalışkan ve güler yüzlü. Gülten’le birlikte sınıf mevcudumuz elli yedi oldu. Mevcudumuz oldukça kalabalık sayılır ama hepimiz de gayet iyi anlaşıyoruz. Bu yıl son sınıftayız. Diplomalarımızı alacak, birbirimizden ayrılacağız. Dile kolay tam sekiz yıl aynı sınıfı paylaşmış, aynı öğretmende okumuştuk. Bu yüzden aramızda çok samimi bir dostluk ve arkadaşlık bağları vardı. Gülten bu samimi ortamdan çok etkilendi. Eski arkadaşlarını unutmasa bile artık aramızda mutluydu ve kendini yabancı hissetmiyordu. Yaklaşan ayrılık günlerini düşünüp üzülüyorduk. Bir yandan da bundan sonraki okul hayatımızda hep haberleşmemiz için birbirimize söz veriyorduk. Okulumuzu ve bütün arkadaşlarımızı özleyecektik şüphesiz. Ama hayatta bu tür şeylere hazırlıklı olmalıydık. Sevgi, saygı ve dostluklar kalıcı fakat beraberlikler geçicidir.
TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 6 DERS 2 SAYFA 30
TRAFİK KURALLARI
Geçenlerde kardeşim Ayşe ile birlikte dayımlara gitmek üzere evden çıktık. Ayşe’nin elinden tuttum. Dayımların evi yakın sayılmaz. Fakat gene de yürüyerek gidilebilirdi. Yolda konuşa konuşa giderken aynı zamanda Ayşe’ye trafik kuralları hakkında bilgiler veriyordum. “Bak Ayşe” dedim. Karşıda karşıya geçerken trafik ışıklarına dikkat etmeliyiz. Yeşil ışık yanınca geçmeliyiz. Ayrıca yayalar için ayrılmış yaya geçitlerini kullanmalıyız. Trafik polisi varsa onun işaretlerine dikkat etmeliyiz. Karşıdan karşıya geçeceğimiz yerde trafik polisi, ışık ve yaya geçidi yoksa, önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola bakarız. Taşıt yoksa geçeriz. Bu durumda koşmadan geçmelidir. Ayşeciğim bu kurallar kazaları önlemek için konmuştur. Bunlara herkesin uyması lazım. Demek ki trafik kurallarına uymalı, uymayanları uyarmalıyız. Ayşe anlattıklarımı dikkatle dinliyordu. Merak ettiği şeyleri soruyordu. Bir ara şöyle sordu: “Abi, her gün neden yüzlerce kaza oluyor” İnsanlar bu kuralları bilmiyorlar mı? Bilmiyorlarsa gelsinler senden öğrensinler”. Ayşe haklı. Dedim ki “Bunları herkes biliyor. Ama bilmek yetmiyor kurallar uygulanmazsa bir işe yaramıyor...” Ayşe'yle konuşmaya öyle dalmışız ki birden bire kendimizi dayımların evinin önünde bulduk. Bizi dayımın kızı Selma karşıladı. Çok sevindi. Birlikte içeri girdik. Dayımla yengemin ellerini öptük. Bu ziyaret hem bizim için hem de onlar için çok iyi olmuştu.
TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 6 DERS 4 SAYFA 43
DERSİMİZ MATEMATİK
Matematik dersinde bu haftaki konumuz üçgenler. Ayhan öğretmen çok güzel ders anlatıyor. Onun sayesinde bütün sınıf matematik dersini seviyor ve başarıyor. Toplamayı, çıkarmayı ve bölmeyi öğrendik. Şimdi sıra üçgenlerde.

Çok zevkli bir konu. Üçgenin kenarlarını, açılarını tanıdık. Üçgen çeşitlerini öğrendik. Üçgenin alanını öğrenmeye sıra geldi. Onu da çok kolay öğreneceğimize eminiz. Ayhan öğretmen sayesinde matematik bizim için bir zevk. Ders anlatırken güzümüz tahtada kulağımızı dört açarak onu dinliyoruz. Örneklerle anlatarak konuyu iyice kavratıyor. Anlamayanlar için defalarca anlatıyor. Dayat attığı görülmemiştir. Güler yüzlü sevecen. Kısacası onun dersinde yüzümüz gülüyor. Başkaları için zor sayılan matematik bizim için çok kolay. Çoğumuz böyle düşünüyoruz. Aslında biz bütün dersleri bütün öğretmenleri seviyoruz. Ödevlerimizi hiç aksatmıyor, günü gününe yapıyoruz. Büyüklerimizi sayıyor, küçüklerimizi seviyoruz. Bundan dolayı okulda sevilen, örnek gösterilen başarılı bir sınıfız.


TURKOFONI TÜRKÇE ÖĞREN 6 DERS 5 SAYFA 55
AYŞE NİNE
Ayşe Nine bizim komşumuz. Çok sevimli bir nine. Hayatta kimsesi yok. Ama bütün mahalleli onun en yakını sayılır. Çünkü herkes Ayşe Nine’yi çok seviyor. Hele biz çocuklar... O da çocukları çok seviyor. Sevgili Ayşe ninemiz altın kalplidir. Beş on çocuk biraraya gelir, Ayşe Nine’yi ziyaret ederiz. Bize güzel masallar anlatır. Tatlı tatlı sohbet eder. Onu dinlemekten büyük zevk duyarız.

Birkaç gündür Ayşe Nine’yi ziyarete gidememiştim. Bugün kardeşim Gözde ile birlikte gittik. Bir de ne göreyim? Ayşe Nine yatakta yatıyor. Hastalanmış. Bizi görünce çok sevindi. Ben hal hatır sorduktan sonra babama telefon ettim. Ayşe Nine’nin hasta olduğunu söyledim. Babam biraz sonra bir doktorla geldi. Ayşe Nine’yi muayene etti. Önemli bir şeyi olmadığını, ilaçları kullanır ve istirahat ederse iki-üç günde aya kalkacağını söyledi. Doktorun sözlerinden sonra rahatladım. Yüzüm gülmeye başladı. Babama ve doktora teşekkür ettim. Onları yolcu ettim.



Biz Gözde ile birlikte biraz daha Ayşe Nine’nin yanında kaldık. Ona yiyecek bir şeyler verdim. Reçeteyi alarak ilaçları getirdim. Nasıl kullanacağını tarif ettim. Tekrar ziyaret edeceğimizi söyleyerek ayrıldık.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©anasahife.org 2016
rəhbərliyinə müraciət