Ana səhifə

Tel: (212) 292 76 19 Faks: (212) 292 76 22 gsm: (532) 263 11 14


Yüklə 18.8 Kb.
tarix06.05.2016
ölçüsü18.8 Kb.

Tel: (212) 292 76 19 Faks: (212) 292 76 22 GSM: (532) 263 11 14

e-posta: bdokmeci@diala.greenpeace.org

Deniz Ürünleri Yetiştiriciliği ile ilgili Greenpeace Görüşleri ve Tavsiyeleri
Deniz ürünleri endüstrisi, dünya doğal balık stoklarının çoğunluğundaki sürekli düşüşe karşılık olarak, doğal balık av miktarı ile deniz ürünlerine olan talep arasındaki açığı kapatabilmek için gözünü akuakültüre çevirmiş durumda. Dünyada yıllık su ürünleri yetiştiriciliği oranı her yıl %9 artmaktadır. FAO yıllık balık üretiminin %43’ünün akuakültürden geldiğini tahmin etmektedir 1.
Geleneksel tipte su ürünleri yetiştiriciliği, dünyada acilen gıda ihtiyacı olan bölgelere yiyecek desteği sağlayabilecek şekilde oluşturulmuştu. Modern suürünleri yetiştiriciliği uygulamaları daha çok ekonomik değeri yüksek türlerin lüks pazarlara sunulması çevresinde oluşturulmaktadır. Somon, karides gibi ekonomik değeri yüksek türlerin yetiştirilmesindeki hızlı artış ve yoğunluk, çevresel bozunmaya ve balıkçıllıkla geçinen toplulukların yer değiştirmesine sebep olmakta; gelişmekte olan kıyı ülkelerinde, besin tedariğini, yiyecek güvenliğini olumsuz etkileyerek, geleneksel yiyecek kaynakları, balık yemi ve yağı üretimi için yok edilmektedir.


  1. Sürdürülebilir Su Ürünleri Yetiştiriciliği Nasıl Olmalıdır?


Doğal yollarla elde edilen deniz ürünlerinin talebi karşılamadığı gerçeğini bilen Greenpeace, sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliğini desteklemektedir. Greenpeace metodolojisi yetiştiricilikte münferit üretilen türlerin değerlendirilmesinde önemli bir araç olabilecekken, aşağıdaki yönlendirici prensipler sürdürebilir bir yetiştiricilik için genel anlamda gerekli olan unsurlardır
Ancak şu şartlar sağlandığında sürdürülebilir bir akuakültürden bahsedebiliriz:


  • çevreyi olumsuz yönde etkileyerek, mevcut çevreye atık boşaltılmasına, zarar verici habitat değişikliklerinin oluşmasına, yerel ve doğal türlerin zarar görmesine veya nüfuslarının azalmasına neden olmayacak,




  • Balıkların et ve yağ oranları dönüştürülmemeli, yemler köken itibariyle alternatif Omega 3 kaynakları içermemelidir. (Alg lerden üretilmiş,üzüm tohumu yağı vs)







  • İnsan sağlığını tehdit etmeyen

  • Uzun vadede yerel toplumların sosyal ve ekonomik koşullarını iyileştirecek

2. Dünyanın Suürünleri yetiştiriciliğinin Büyük Çoğunluğu: Sürdürülemez ve Adaletsiz
Bazı otçul,kabuklu türleri ve gölet yetiştiriciliği ile üretilen bazı tatlı su balıkları hariç,sürdürülebilir yetiştiricililik kriterlerine uyulmamakta; projelerin büyük bir çoğunluğu çevre üzerinde baskı yaratabilecek etkiler üretmektedir. Bunlardan bazıları:
Doğal Balık Stoklarında Tükenme: Suürünleri çiftliklerinde yetişitirilen balıklar, doğadan yakalanan balıklarla beslendiklerinden özellikle besin zincirinin üst seviyesinde bulunan balıkların, balina, yunus ve bazı kuşların en önemli besin kaynaklarının azalmasına neden olmaktadır. Balıkçılığın azalması, tehlikeli bir biçimde bölgesel ekosistem üzerinde olumsuz etkiler yaratacak ve sürdürülebilirliği tehlikeye atacaktır. Bu sorun aslında çok zor gözükmekte ve uzun vadede mavi devrimi savunanların elini zayıflatmakta ve yetiştiriciliğin uzun vadede besin sorununa çözüm olduğu fikrini tartışılır hale getirmektedir.

Somon ve karides gibi etçil türler besinleri içinde balık eti ve balık yağına ihtiyaç duymakta,bu da doğal yakalanan balıklardan üretilmektedir. 1 Ton yetiştirilmiş somon için 2,7 ile 3,5 ton arasında doğal balık kullanılmakta. Fikir vermesi için söyleyebileceğimiz en belirgin örnek,1985-1995 yılları arasında 7,2 milyon ton karides yetiştirmek için 36 milyon ton doğal balık ürünü kullanılmıştır. Etçil türler kendi kütlelerinden yaklaşık 2,5-5 kat daha fazla deniz ürününe ihtiyaç duymaktadır.


Balık eti ve balık yağının çok büyük bir kısmı yetiştiricilik için kullanılmakta ve önümüzdeki yıllarda dikkate değer bir şekilde artacak. Yapılan bir çalışmaya göre balık eti 2000 yılında 2.316.000 ton iken,2010 yılında 3.451.000 tona;balık yağı ise 717.000 ton iken 1210 tona ulaşacaktır.
Kıyı Topluluklarına Sosyo-ekonomik Etkisi : Dünyanın bir çok yerinde, özellikle karides yetiştiriciliğinin kıyı toplumlarına bedeli çok yüksek olmaktadır. Yiyecek verimliliği ve güvenliğinde düşüş,toplulukların yer değiştirmesi, yersiz- lik,içme sularının kirlenmesi ve kötü çalışma koşulları ile eğitim ve sağlık üzerindeki olumsuz etkiler en görünür sosyal sonuçlar olarak ortaya çıkmaktadır. Gerek sosyal, gerekse ekonomik sorunlar uluslararası alanda su ürünleri yetiştiriciliğinin merkezinde yer alan sorunlardır. Bu ürünlerin genellikle gelişmiş ülkelerin tüketim ihtiyacını karşılamak amacıyla az gelişmiş ülkelerde üretilmesi, söz konusu tesislerin yerel stoklar üzerindeki etkisi sonucu bu bölgelerin yerel gıda ihtiyacının karşılanamamasına mal olmaktadır. Ayrıca yerel bölgelerdeki dip balıklarının hedeflenmesi sonucu belli türlerin sayısındaki azalma da bu yerel toplulukların yiyeceklerinde azalmaya neden olacaktır.
Ötrofikasyon: Fazla besinin ve temizlenmemiş atıkların döngüye dahil olması ile alg sayısında artış ve buna bağlı olarak oksijen miktarındaki azalma, yaşam alanlarının tahrip olmasına, ve katlanarak gelişen olumsuz etkilere neden olacaktır.
Kirlilik: Kimyasal besinler, antibiyotikler ve hastalık önleyici ilaçlar, doğrudan yerel çevreye yayılacak ve etkileyecektir.
Yaşam Alanlarının Zarar Görmesi: Balık çiftliklerinin inşası yaşam çevresine zarar verebilir. Karides yetiştiriciliği için kesilen Mangrove ormanlarını içeren çok geniş doğal alanlar buna açık bir örnektir.
Genetik Kirlilik: Yetiştirilen genetik olarak değiştirilmiş veya yerel olmayan türler, vahşi yaşamdaki türlerin popülasyonunu ciddi olarak tehdit edebilir. Kafeslerden kaçış ve doğal ortama karışma sık rastlanan bir olgudur.
3- Deniz Rezervleri ve Suürünleri Yetiştiriciliği
Yukarıda açıklanan tüm nedenlerden dolayı su yetiştiriciliği yapılacak alanların,deniz rezervleri veya deniz koruma alanları olarak önerilen yerlerden uzak olması gerekmektedir. İlk adım olarak deniz rezervleri çevresinde yeni yetiştiricilik projelerine izin verilmemelidir. Mevcut tesisler de en uygun şekilde kullanım dışı bırakılmalıdır.
Referanslar:
i) http://www.davidsuzuki.org/Salmon_Aquaculture/Benefits_and_Risks/Net_Loss.asp

ii) Naylor, R. L. et. al. Effect of Aquaculture on World Fish Supplies. Nature, Vol. 405: pp. 1017 - 1024, June 2000

iii)Source: IFFO 2001. Reproduced in Report: 'Assessment of the sustainability of industrial fisheries producing fishmeal and fish oil', page 67 for RSPB by Poseidon Aquatic Management Ltd. Sept 2004

iv) See Smash and Grab- conflict, corruption and human rights abuses in the shrimp farming industry. A report by the Environmental Justice foundation in partnership with WildAid 2003. ISBN 1-904523-02-1





1 ftp://ftp.fao.org/docrep/fao/009/a0874e/a0874e00.pdf


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©anasahife.org 2016
rəhbərliyinə müraciət