Ana səhifə

Bitkilerde ve Meyve Bahçesi Bitkilerinde Donma Hasarları Nasıl Engellenir? Dona / Donmaya Karşı Korunma Prensipleri


Yüklə 233.78 Kb.
səhifə6/7
tarix06.05.2016
ölçüsü233.78 Kb.
1   2   3   4   5   6   7

FAZ DEĞİŞİMİ OLDUĞUNDA – buz/buhar – Genelde göz ardı etmemize rağmen, H2O, katı fazdan gaz fazına (ve tersine) direkt olarak, sıvı faza dönüşmeden, geçiş yapabilir. 0°C (32°F)’daki buzun 0°C (32°F)’daki buhar fazına geçmesi için 10.200 BTU/3,7 lt. (1 US galon)’lik ısıya ihtiyacı vardır. 0°C (32°F) sıcaklıkta buhar da aynı sıcaklıkta buza dönüşürken 10.200 BTU/3,7 lt. (1 US galon)’lik ısı dışarıya verilir.







Diğer Fiziksel Özellikler

Suyun, donmaya karşı korunma taslaklarına karşı spesifik değerlerinin diğer başka özellikleri vardır. Toprağın ışık ve ısı ile etkileşime girmesinde suyun da etkili olması da burada özellikle belirtilmeye değer bir gerçektir.



Albedo

“Albedo”, gelen radyasyonun toprak tarafından yansıtılan kısmını anlatan bir fraksiyondur. Albedo ne kadar yüksekse gelen radyasyonun toprak tarafından emilmeden yansıtılan kısmı da o kadar büyüktür (Beyaz renkli bir arabanın Albedo’su, ısıyı daha kolay emen siyah renkli bir arabanınkinden daha fazla olacaktır). Islak toprak tipik olarak kuru topraktan daha düşük Albedo’ya sahiptir. Örneğin, Hanks ve Ashcroft (1980) ıslak ve kuru killi ve verimli topraklar için Albedo değerlerini aşağıdaki tabloda vermişlerdir.


Islak toprak aldığı enerjiyi kuru topraktan daha fazlasını emer, daha azını yansıtır. Bu, ıslak toprağın gün boyunca daha fazla ısı emerek, donmayla oluşan zararın potansiyel olarak en yüksek olduğu gece süresince yararlı bir biçimde salınmasını sağlar. İkinicisi, topraktaki suyun varlığı, toprağın “ısı kapasitesi”ni veya ısı tutma ve depolama yeteneğini artırır. Hacimsel olarak 0,2 nem taşıyan toprak (hacimce %20 su), birim hacim başına kuru topraktan iki kat daha fazla ısı tutabilir. Böylece, ıslak bir toprak, aldığı enerjinin daha fazlasını absorblama ve bu enerjinin kuru toprağın depoladığından daha fazlasını depolayabilme yeteneğindedir.









Kuru toprak, güneşten gelen radyasyonu ıslak topraktan daha fazla yansıtır ve böylece daha az ısı emer.




Donmaya Karşı Korunma Taslakları



EKİN ÜSTÜ YAĞMURLAMA - Bu metodda su, yamurlama başlıklarıyla ürünlerin üstüne püskürtülmektedir. Su 0°C’a (32°F) soğuyup buza dönüşürken salınan ısı, ürün-su-hava sistemine su tarafından sağlanır. Burada en büyük faktör, suyun donarken verdiği erime ısısıdır. Örneğin, 17°C (62°F) sıcaklıkta, 3,7 lt. (1 US galon) su, 17°C’dan 0°C’a soğurken: (62-32°F) x (8,3 BTU/°F) = 249 BTU ısı yayar. Bununla beraber, aynı 3,7 lt. (1 US galon) su donarken 1200 BTU ısı yayar. Aynı zamanda su, buharlaşırken sistemden ısı alacaktır. Buharlaşan su, 3,7 lt. (1 US galon) başına 9000 BTU’luk ısıyı uzaklaştıracaktır. Buharlaşma hızı havanın nemine (düşük nemle daha fazla buharlaşma) ve rüzgarın hızına (yüksek rüzgar hızıyla daha fazla buharlaşma) bağlı olarak değişir.
Sisteme pozitif ısı katkısında bulunması için donan suyun buharlaşan sudan fazla olması gerekir. Net kazancın pozitif olabilmesi için, donan suyun buharlaşan sudan en az 7,5 kat fazla olması gerekir ( 9000 BTU/3,7 lt.(1 US galon) buharlaşan § 1200 BTU/3,7 lt. (1 US galon) donan = 7,5). Net ısı kazancı sağlamak için, buharlaşan her 3,7 lt. (1 US galon) su için, 7,5 x 3,7 lt. (1 US galon) veya daha fazlası donmalıdır.
AĞAÇ ALTI YAĞMURLAMA – Bafiel et al. (1990)’a göre ağaç altı yağmurlama sırasında oluşan ısı transferinin fiziği tam olarak anlaşılamamıştır. Bununla beraber, bitki üstü yağmurlama ile ilgili olarak bahsedilen mekanizmaların aynıları burada da karşımıza çıkmaktadır. Isı soğuyan ve donan su tarafından verilir ve buharlaşan su tarafından alınır. Barfield et al. (1990) ek olarak şunu önermektedir: ısı, bitkiye buhar ve buğunun bitki örtüsü içine yayılması ve orada yoğuşması veya donmasıyla ısı vermesi şeklinde transfer edilebilir.
SİSLEME – Barfield et al. (1990), özel sisleme ile sis üretimi (10 – 20 mikron damla büyüklüğünde) donmaya karşı korunma sağlayabilir; çünkü (1) sis bitkiden yayılan ısı kaybını engeller ve (2) yoğuşur ve donarken bitkiye ağaç altı yağmurlama sistemlerine benzer bir şekilde ısı transfer eder. Sis oluşturacak kadar küçük olan damlaların, normalde ağaç altı yağmurlama için kullanılan yamurlama başlıklarıyla üretilmedikleri göz önünde bulundurulmalıdır.
SU TAŞMASI Don olmasının beklendiği durumlarda toprağı ıslatmak bazı koşullarda yararlı olabilir. Daha önce belirtildiği gibi, toprağı ıslatmak toprağın Albedo değerini düşürür ve toprağın enerji emme yeteneğini artırır. Islatma ayrıca toprağın ısı kapasitesini artırır; böylece toprak daha fazla ısı depolayabilir. Donma tehlikesinin olduğu zamanlarda ekstradan emilmiş ve depolanmış ısı salınabilirse yarar artacaktır.
ÇİÇEKLENMEYİ GECİKTİRMEK İÇİN SOĞUTMA AMAÇLI YAĞMURLAMA – Bu prosedürün etkililiği çeşitli nedenlerden ötürü sorgulanmaktadır; fakat etkili olduğunu savunan görüşe göre, buharlaşma ile soğutmaya dayanmaktadır. Su buharlaştırıldıkça havadan ısı alır ve çevreyi soğutur. Soğutma ya bitkinin hareketsiz periyodunu uzatır ya da ısı ünitelerini toplamasını geciktirir. Umulduğu üzere bu, tomurcukların gelişimini donma tehlikesi geçene kadar geciktirecektir.





Karşılaştırma: Su – Yakıt
Suyun donmaya karşı korunmada ne kadar önemli bir rol oynadığı örnek bir karşılaştırma ile gösterilebilir. Varsayalım ki, 3,7 lt. (1 US galon) dizel yakıtınız var. bu, bir meyve bahçesi ısıtıcı sisteminde yakılıp ısı üretilebilir ve bitki korunabilir. Bu 3,7 lt. (1 US galon) dizel yakıtın enerji içeriği 140.000 BTU’dur ve yakıt yandığında 140.000 BTU’luk ısı yayar ve meyve bahçesini ısıtır.

Alternatif olarak, 3,7 lt. (1 US galon) dizel yakıt, bir yağmurlama sistemiyle meyve bahçesine su sağlayan bir pompaya güç verebilir. 3,7 lt. (1 US galon) dizel yakıt, saatte 234 galon suyu pompalamak için yeterlidir. Bu hızda ve zamanda pompalama 234 galon x 60 dk/saat x 1 saat = 14.040 üretir. Bu miktarda su donduğu zaman 16.848.000 BTU’luk ısıyı meyve bahçesine verir.







A- 3,7 lt.’lik (1 US galon) dizel yakıt, bir meyve bahçesi ısıtıcısında yakılır ve 140.000 BTU ısı elde edilir.






B- Bu su donduğunda 16.848.000 BTU ısı verir.

  • Su kullanarak donmaya karşı korunma, meyve bahçesi ısıtıcıları kullanmaktan enerji yönünden çok daha fazla verimlidir.

  • Özetle, donmaya karşı korunmada suyun rolü, suyun fiziksel özelliklerinin kullanılarak bitkiye ısı vermek suretiyle korunması şeklindedir.


Yağmurlama ile Donmaya Karşı Korunma
Bitkilerin geç ilkbahar donlarına karşı korunması, Yeni Zelandalı bahçıvanlar ve özellikle Orta Otago bölgesindeki meyve üreticileri için ticari çalışmaların başladığı 1930’lardan bu yana bir gereklilik ve büyük bir sorun olmuştur.
1974’e kadar, çok az sayıda üreticinin yüksekten yağmurlama yöntemini kullanmasına rağmen, hemen hemen tüm donmaya karşı korunma şekilleri petrol ile çalışan meyve bahçesi ısıtıcıları şeklinde idi. Ayrıca yağmurlama metodları, 1960’ların ortalarından beri DSIR Bitki Hastalıkları Bölümü’nün Earnscleugh’daki araştırma bahçesinde araştırılmaktaydı.
Bu çalışmanın sonuçları gösterdi ki, yüksekten sulama sistemleri Orta Otago’daki çoğu don olayı ile başa çıkabilmiş ve uygulama derece ve devrine bağlı olarak temel tasarım parametrelerini oluşturmuştur. Çalışmaya katılanların önsezileri 1973’te doğrulanmış ve petrol fiyatlarında sürekli bir artış ve petrol kıtlığı dönemi başlamıştır.
Kısa bir süre sonra petrol ile çalışan meyve bahçesi ısıtma sistemlerinin artık ekonomik olmadığı ortaya çıkmış ve üreticiler Yeni Zelanda koşullarında başarısı kanıtlanmış olan yüksekten yağmurlama sistemlerine dönebilmişlerdir.
1976’ya kadar Orta Otago’da hatırı sayılır sayıda üretici yağmurlama sistemleri kurmuşlardır. Bununla beraber yine de bir sorun vardı: bazı kurulu sistemlerin performansı beklenilen standartlarda değildi. Bu durumda Enstitü, hem M.A.F. Danışma Hizmetleri Bölümü’ne hem de DSIR Bitki Hastalıkları Bölümü’ne bu sorunların bazılarının çözülmesinde yardım almak için yaklaşımda bulundu.
Bu çalışmanın ilk zamanlarında, en büyük sorunun su dağıtımının düzenliliğinin öneminin üreticiler, tasarımcılar ve müteahhitler tarafından tam olarak kavranamaması olduğu gözlenmiştir. Çoğu sistemin gereken ortalama uygulama oranını tutturmasına karşın, bazı durumlarda yağmurlama başlıkları arası boşlukların çok fazla olması sebebiyle ortaya çıkan dağıtım deseninin tüm alan üzerinde koruma sağlamadığı görülmüştür. Bu yüzden bizim ilk yaklaşımımız, düzenliliğin önemini göstermek ve kullanılan yağmurlama başlıklarıın ve boşlukların çeşitli kombinasyonları ile ilgili performans verileri ile birlikte danışman personel sağlamaktı.
Genelde don olayları havanın hemen hemen sakin olduğu koşullarda meydana geldiğinden, püskürtücü performansı verilerinin mantıken durgun hava koşullarında toplanmasıyla sistem performansının öngörülebileceği düşünülmüştür. Orta Otago’da yaygın olarak kullanılan çeşitli püskürtücü ve nozzle (hortum ucu) boyutları ve çalışma basınçları kullanılarak bir püskürtücü test programı uygulanmıştır.
Bu yağmurlama başlıkların çeşitli boşluk mesafelerindeki performansları, olası kısmi dağıtım desenlerinin, durgun hava dağıtım desenlerinden yola çıkılarak hesaplanması için, bir bilgisayar overlapping tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir.
1976’daki bu ilk çalışmadan sonra, bahçecilikte dikkate değer bir büyüme, gelişen alanlarda ve yetişen ürün çeşitlerinde görülmüştür. Birçok durumda donmaya karşı korunma sistemleri, bu gelişmenin elzem bir parçası olarak ele alınmış ve bu durum, değişik yağmurlama başlıkları ve boşluk mesafeleri için performans verilerine olan sürekli ihtiyacı doğurmuştur.
Bu ihtiyacın bir sonucu olarak, bir püskürtücü, nozzle (hortum ucu) boyutları, basınç ve boşluk mesafeleri takımı için hatırı sayılır miktarda hesaplanmış performans verisi toplanmıştır. Bu raporun en büyük işlevi, bu bilgilerin, donmaya karşı korunma sistemleri tasarımcıları için daha kolay elde edilebilmesi amacıyla, bu bilgileri özetlemesidir.
Yüksekten Yağmurlama
Su yağmurlama ile bitkilerin donmanın zararlarından korumasının mümkün olmasını sağlayan temel faktör, suyun sıvıdan katıya geçişi sırasında salınan ısıdır.
Bir metre küp su bir derece santigrad (Celcius) soğuduğunda 1,2 kWh’lik enerji açığa çıkar. Bu miktarda enerji, sıcaklık sıfıra ulaşana kadar her bir derece soğutma ile açığa çıkar.
Bu noktada, su sıvıdan katıya doğru bir faz değişimine giderken çok daha fazla enerji açığa çıkar. Gerçekten de, 0°C’da bir metre küp sıvı su, aynı sıcaklıkta buz fa gelirken yaklaşık 93 kWh’lik enerji açığa çıkar.
Donmaya karşı korunma söz konusu olduğunda, suyun soğurken verdiği enerji ile donarken verdiği enerji karşılaştırılırsa suyun ilk sıcaklığının öneminin çok az olduğuna dikkat edilmelidir. Bu sebeple, püskürtücü kullanılarak uygulanan donmaya karşı korunma sisteminin amacı, bitkinin korunması gereken belirli bazı organları üzerinde su ile bir film tabakası oluşturmaktır. Bir buz tabakası bile oluşsa buzun ve içindeki bitki dokusunun sıcaklığı, yüzeyin ıslak olması sağlandığı sürece sıfırın altına düşmeyecektir.
Bitki bünyesinde sudan meydana gelen bir film tabakası oluşturmak için gerekli faktörler karmaşıktır.


  • Uygulanan su miktarının, sıcaklığın kritik seviyenin altına düşmemesini sağlayacak kadar ısı vermesi gerekir.

Aynı zamanda her bitki, tipine, belirli büyüme evrelerinden hangisinde olduğuna ve suyun uygulanma biçimine bağlı olarak belli miktarda su “tutma” kapasitesine sahiptir.




  • İdeal olarak su, bitkinin sıcaklığının kritik değerin üstünde kalmasına yetecek kadar ısı enerjisini sağlayacak oranın üzerinde ve sürekli olarak sağlanmalıdır.

Bu konsept, her ağacın üst tarafına monte edilmiş küçük yağmurlama ağızlıkları kullanılarak yapılan deneysel bir esasa göre benimsenmiştir. Bu, tarlalar için pek pratik değildir; çünkü çok fazla boru döşemek gerekir. Bunun yerine, geleneksel yağmurlama başlıkları kullanılır. Bu yağmurlama başlıkları tarafından yapılan uygulamanın kesikli özelliğinden ötürü iki faktör önemlidir:




  • Uygulama oranı

  • Yağmurlama balşığı devir zamanı

Eğer yetersiz miktarda su verilir ya da iki uygulama arası süre fazla uzun tutulursa bir uygulamada (devirde) verilen su tamamen donar ve öbür uygulama yapılana kadar sıcaklık, kritik değerin altına düşebilir.


Devir oranı ne kadar yavaş olursa bir dönüşte verilen su miktarının o kadar fazla olduğu düşünüldüğünde, ilk bakışta devir zamanının kendi kendini telafi edici olduğu zannedilebilir. Bu, ağacın yaprak ve dallarında ne kadar suyun “tutulacağı” sorusunu gözardı etmektedir.
Ağaç ya da bitki bir kere “dolu” hale geldiğinde, daha fazla su vermek yalnızca israf olacaktır. Bu yüzden devir oranı ile uygulama oranı arasındaki denge çok önemlidir. Yeni Zelanda ve deniz aşırı ülkelerde yapılan araştırma göstermektedir ki, üst sınır mutlak maksimum olarak düşünüldüğünde, 30 – 60 saniye arasında kalan devir zamanları yeterli performansı sağlamaktadır (Hewett, 1971; Wolfe, 1969).
Uygulama oranının çeşitli durumları karşılayabilmesi istenen bir durumdur; ancak geleneksel püskürtücü sistemlerinin, olabilecek en sert koşulların üstesinden gelebilmesi için bu durum pek pratik değildir. Tasarım amaçlı kullanılabilecek ortalama uygulama oranlarını Tablo 1’de listelenmektedir. Hewett (1971) Orta Otago koşulları için ortalama 3,8 mm/saat’lik bir oranın yeterli olacağını, dondan daha az etkilenen bölgeler, örneğin Canterbury’nin kuzeyi gibi bölgeler için ise bu oranın 3,0 mm/saat’e düşürülebileceğini söylemektedir.
Yüksekten yağmurlama ile donmaya karşı korunma sistemleri için önerilen ortalama uygulama oranları (Hewett, 1971’den sonra):


Yaprak döken ağaçlar (°C)

Uygulama oranı mm/sa

2,5

3,0

3,8

4,6

6,4

Min. sıcaklık

Perdelenmiş termometre



-2,2

-3,3

-4,2

-4,7

-5,8

Yaklaşık min. sıcaklık

Açık termometre



-3,3 ile

-3,9


-4,4 ile

-5,0


-5,3 ile

-5,9


-5,7 ile

-5,8


-6,9 ile

-7,8




Yavaş büyüyen bitkiler (°C)

Uygulama oranı mm/sa

2,5

3,0

3,6

4,6

Min. sıcaklık

Perdelenmiş termometre



-2,2

-3,3

-5,0

6,7

Yaklaşık min. sıcaklık

Açık termometre



-3,3 ile

-3,9


-4,4 ile

-5,0


-6,1 ile

-6,7


-7,8 ile

8,3



Not: Perdelenmiş termometre, direkt olarak hava ile temas etmeyecek şekilde ayarlanmış termometredir. Meyve bahçelerinde sıcaklık ölçümü ve üstteki tablo ile ilgili daha detaylı bilgi isteyenler Hewett, IW71’e başvurabilirler.


Şunu vurgulamak gerekir ki, bu uygulama oranları yalnızca uygulamanın düzenli olduğu durumda koruma sağlayacaktır. Özellikle püskürtücü ve yan boşlukların ağaçlar arası boşluklar yüzünden zorlanması gibi bağıl olarak düşük uygulama oranlarının gerekli olduğu durumlarda, yüksek seviyelerde düzenlilik sağlamak her zaman mümkün olmamaktadır.


Buna ek olarak, düzenlilikte meydana gelen bir azalmaya karşı, donmaya karşı korumanın performansında oluşacak bir azalmanın ölçüsünü belirlemenin kolay bir yolu yoktur. Bu sorun Enstitü’yü, yeterli korumayı sağlamak için gerekli minimum uygulama oranı konseptini, bir performans parametresi olarak kabul etmeye götürdü. Bu parametrenin kullanılması, verilen herhangi bir uygulama oranına eşit ya

da bu orandan daha az alan bölgelerin yüzdesini çok kolay bir şekilde belirlenmesine olanak sağlayan bir bilgisayar programı kullanılarak mümkün kılınmıştır.


Bu yüzden yağmurlama sistemlerinin ölçüleri, yeterli korunmanın sağlanamayacağı düşünülen alanların yüzdesine göre belirlenebilir; bu, herhangi bir çeşit düzenlilik katsayısından daha anlamlı bir parametredir.
Bu yaklaşımı geliştirirken karşılaşılan tek problem, bütün araştırma sonuçları ortalama uygulama oranları ile ifade edilirken, minimum uygulama oranları için uygun değerlere karar verilmesidir.
Hart ve Reynolds (1965), istatistiksel normal dağılımın, bir püskürtücü sistemi altında üretilen yoğunlukları yeterli derecede açıkladığını varsayarak, belirli bir ortalama uygulama oranı ve belirli bir Christiansen Düzenlilik Katsayısı için, yağmurlamanın uygulandığı alanın belirli herhangi bir yüzdesi için tam ya da fazla uygulama oranının nasıl hesaplandığını gösterdiler.
Bu teknik bir önceki önerilerin kapsadığı ortalama uygulama oranlarına sahip sistemlerde ortaya çıkabilecek olası minimum uygulama oranlarını tespit etmek için kullanıldı. Bu yapılırken, araştırma için kullanılan donmaya karşı korunma sistemlerinin suyu düzenli olarak uyguladıkları (Christiansen düzenlilik katsayısı %80) ve hemen hemen eksiksiz koruma sağladıkları (yağmurlamanın uygulandığı alanın en azından %90’ınından fazlası) varsayılmıştır.
Bu teknik kullanılarak bölgenin en az %90’ının 3,8 mm/sa’lik bir ortalama uygulama oranı ve %80’lik bir

düzenlilik katsayısı için 2,5 mm/sa veya daha fazla bir uygulama oranına sahip olacağı ortaya çıkmıştır. Benzer bir biçimde, ortalama uygulama oranı 3,0 mm/sa olduğunda, bölgenin %90’ı için bu değerin 2,0 mm/sa veya daha fazla olacağı ortaya çıkmıştır.


Hesaplamalara göre, önerilen ortalama uygulama oranı 3,8 mm/sa olduğunda yeterli bir koruma için 2,5 mm/sa’lik bir minimum, 3,0 mm/sa olduğunda ise 2,0 mm/sa’lik bir minimum uygulama oranı gereklidir.
Bu iki değer minimum tasarım oranları olarak kabul edilmiş ve bu iki değere eşit veya daha az oranlara sahip alan (yağmulamanın uygulandığı) yüzdelerini içeren performans verileri, alanın yetersiz korunması en muhtemel yüzdesi olarak alınmıştır. Bu parametrenin belirli bir planın yeterliliğine karar verilirken kullanılan önemli faktörlerden biri olduğu belirtilmiştir.








Soğuk Savaş Hala Canlı!
Faryna, Florida’daki evinden “Soğuk tüm endüstride meydan gelen diğer bütün felaketlerden daha fazla ağaç ölümüne yol açtı” demektedir. 1983 Noel’i ve 1985 Ocak’ındaki soğuklar tek başlarına eyaletin tüm turunçgil arazisinin dörtte birinden fazlasını harap etti ve kayıpların hiç de adil olmayan bir kısmı Florida’nın Lake, Orange ve diğer kuzey turunçgil bölgelerinde oluştu.
Soğuktan Korunmak İçin Mikro yağmurlama başlıkların Yükseltilmesi
Faryna senelik olarak kendi ve birçok müşterisi için dona karşı savaştığı için soğuktan korunma tekniklerini bizimle paylaşmasını istedik. 50 yaşındaki üreticinin lise yıllarından beri hizmet sektöründe yer alması da kendisine yardımcı olan faktörlerden biri. Kendisine danışmamızın diğer önemli bir nedeni de kendisinin ağaçları soğuktan daha iyi korumak için mikro yağmurlama başlıkları yükseltme tekniğini keşfetmiş olmasıdır.
Üçüncü kuşak üretici, 1983 donunda yağmurlama başlıkların az bir kısmını ve 1985’te de birçoğunu yükseltti. Önceki başarılarından cesaret alarak, 1989 donunda baktığı bütün ağaçların üstündeki püskürtücü kafalarını yükseltti. Ağaçlar yaprak döktüler ve biraz budanmaları gerekti; ama ölmediler.
Faryna, “yükseltilmiş jetler olmasaydı bu turunçgil bugün burada olmayacaktı; çünkü onu 1989’da eksi sıcaklık derecelerinden geçirmeyi başarmıştık” diyor. Yeni ancak kanıtlanmış tekniği bugün birçok kuzeyli üretici tarafından kullanılıyor.

Mikro yağmurlama başlıkları yükseltme fikrinin, kimse tarafından tasvip edilmese de, “sadece kendi yaşamını sürdürme” amaçlı olduğunu söylüyor. Yağmurlama başlıkları yükseltilirse ağaç gövdesi ve scaffoldu suyla yıkanacak ve “teorik olarak donmayacaktı”.


Bir Planı Var
Faryna, “öncelikle bir planınız olmalı ve bunu yaz sonu veya sonbahar başında tamamlamalısınız” diyor. Hiçbir plan bütün üreticilere uymaz, her biri her bir üretici için yeniden biçimlendirilmelidir.
Faryna, üreticileri soğuktan korunmak için su kullanacakları ve kullanmayacakları durum senaryoları hakkında düşünmeye çağırıyor.
Bu planlama süreci, üreticilerin bir don ile karşılaştıklarında daha doğru kararlar almalarına yardım eder. Faryna, “bazı üreticiler suyu yersiz kullandılar ve bazı sorunlarla karşılaştılar” diyor, “olaylar gelişmeye başladığında üzerinizdeki baskı yüzünden bazen sağlıklı düşünemezsiniz.”
Planınızın bir parçası olarak, eğer ağaçlarınız sert soğuklara maruz kalan bir yerdeyse mikro yağmurlama başlıklarınızı yükseltmeyi ciddi olarak düşünün (Sonraki sayfada ‘Jetlerin Yerleştirilmesi’ bölümüne bakın).
Güvenilir Pompalar ve Su Kaynakları
Don mevsiminden önce pompalarınızın iyi çalıştığından emin olun. Dizel motorunuzun bakımını yaptırın ve iyi durumda yardımcı bir yakıt sisteminiz olsun.

Faryna “Kayışlar, hortumlar ve yakıt filtrelerine bakmak için birkaç dakikanızı ayırın” diyor. Yırtık ve eskimiş olanları yenileriyle değiştirin.

Faryna uyarıyor: “motoru çalıştıracağınız gün yakıt deposunu doldurmaktan kaçının; çünkü bu deponun içindeki tortuyu karıştırır ve filtreler bu yüzden tıkanabilir.”

“En az iki gece boyunca çalışmaya yetecek kadar yakıt kapasiteniz olması önemlidir” diye ekliyor. 1989 donunda pompaları 48 saat boyunca aralıksız çalıştırmak zorunda kalmış.

Pompanız havuzdan yoksunsa iyi çalışması için emiş hattının tamamen yeterli su ile kaplı olduğundan ve filtre bölmesinin (straining screen) iyi durumda olduğundan emin olun. Temiz suyun geldiğinden emin olmak için filtrasyon sistemine yakından bakın.

Mikro yağmurlama başlıklarınızı kontrol edin. “Hepsinin çalışabilmesi için jetlerin gerçekten temiz olmasını sağlayın.”

Kuzeydeki birçok üretici, pompalarının bir ya da iki gecelik don boyunca çalışmasını sağlamak için dizel pompalar kullanıyorlar. 1980’lerde elektriğe güvenen birçoğu, elektrik şirketinin elektiriği kesmesi üzerine ağaçları koruyan su akışının kesilmesi sonucu ağaçlarını kaybettiler.

Faryna halen elektrikli pompa kullanan müşterilerine, dizele geçmeleri için ısrar ediyor. Jackson, “eğer hava tahmini kritik bir durumu bildiriyorsa (-6°C gibi sıcaklıklar), çok kolay, çalıştırın gitsin. Durum ne olursa olsun su, kritik bir donda yardımcı olur” diyor.

Eğer elektrikli pompalarla çalışıyorsanız çalışır durumda yedek jeneratörler bulundurun.
İyi Bir Hava Tahmini
Faryna “elinizde güvenebileceğiniz bir hava tahmininiz olsun” diyerek öneride bulunuyor, “ve tahminin sizin için ne anlama geldiğini anlamaya çalışın.”

Turunçgillerin yetiştiği alanların kuzeyi ile ilgili hava durumu bilgilerini takip ederek, donun tahmin edildiği kadar kötü olup olmadığını don kendisine ulaşmadan önce görebiliyor. Eğer değilse büyük olasılıkla Umatilla’da da kötü olmayacağını kestirebiliyor.

Bir kere elinizde güvenilir bir hava tahmini olduğu zaman, artık bunun sizin ağaçlarınız için ne anlama geldiğini kestirebilirsiniz. Bir göle yakınlığı, ağaçlığınızın sıcaklığının hava tahmininden daha sıcak olmasını, düşük rakımlı bir çukurda olması ise daha soğuk olmasını sağlayabilir.
Jetin Seçimi

Faryna “jetlerimizi birincil olarak soğuğa karşı korunmayı düşünerek seçiyoruz” diyor. “Soğuğa karşı korunma için gelişigüzel damlacık saçan bir jet en iyisidir. Rastgele bir damlacık, ağacın dallarının gövdesinden ayrıldığı yere çarpıp bu bölgeyi ıslatacak ve koruyacaktır.”


“Ağaç başına saatte minimum 56 lt. (15 galon) harcıyoruz; fakat bildiğim üzere bazı sistemler bu kapasiteye sahip değil.”

Faryna, gelişigüzel damlacık saçan jetlerin yaz mevsiminde diğer bazı tipler kadar iyi olmasa da “uygun” sulama sağladığını söylüyor. Hareketli parçalara veya döndürücülere sahip tipler yapışma ve donmaya eğilimlidir; fakat daha iyi sulamaya eğilimlidirler. Soğuğa karşı korunmanın Umatilla’da herşeyden önce geldiğini unutmayın.


Jetlerin Yerleştirilmesi
Mikro yağmurlama jetlerin yerleştirilmesi soğuktan korunma için kritiktir. Faryna “jeti “ağacın altına, kuzeybatı tarafına olabildiğince yakın yerleştirin” diyor. Birçok öldürücü soğuk kuzeybatıdan estiğinden, mikro yağmurlamadan gelen su ağaca doğru savrularak koruma sağlayacaktır.
Ağacın kök yoğunluğu sizin, jeti tam tamına ağaca değecek şekilde yerleştirmenizi engelleyebilir ve ağaçtan bir foot (yaklaşık 30 cm) uzağa yerleştirmek zorunda kalabilirsiniz. Bu yerleştirme biçimi aynı zamanda böcek ilaçlarının yığılımını da önler.
Faryna’yı bir derece, en azından bölgesel olarak, ünlü yapan fikir şudur: mikro yağmurlama jeti yarım inchlik (yaklaşık 1,25 cm) bir PVC boru üzerinde yerden 55–75 cm (24–30 inch) kadar yükseltin. Su, bu yükseklikten gövdeyi ve geniş dalları ıslatacaktır.

Faryna “buzla dolup jetin durmasına yol açmaması için poly tüpü PVC’nin üzerine birkaç defa dolamanız gerekir” diyor ve gülüyor: “buna zor yolu öğrenme derler.”


Yükseltilmiş su kaynağıyla bir yaşındaki bir ağacı korumanın çok kolay olduğunu söylüyor. Koruma 10-15 yaşındaki bir ağaç için azalsa da yine de devam eder. Bu yüzden Faryna, yaşına bakmadan tüm ağaçlarda yükseltilmiş mikro yağmurlama kullanıyor. “Ağaçlarımızı eteklik ile örtmüyoruz (skirt); ama alçak eteklikler soğuktan korunma sürecinde açığa çıkan ısının tutulmasına yardımcı olurlar.”
Bazıları mikro yağmurlama başlıkları 30 inch (yaklaşık 75 cm) kadar yükseltmenin uygun olduğunu, daha fazla yükseltmenin ise daha da iyi olduğunu söylese de Faryna bunun yanlış olduğunu düşünüyor. “Açgözlü olmayın” diyor, “buz dolmasına sebep olursunuz ve bu da çok fazla zarar verir. Tüm ağacı koruyamazsınız, gövde ve geniş dalları korumanız gerekir.”
Faryna yükseltilmiş gelişigüzel yağmurlama yapan yağmurlama başlıkları kuzey bölgesi ağaçlıkları için iyi çalıştığını; fakat bunun “herkese uygun olmadığını” ekliyor. Donun nadiren ortaya çıktığı güney bölgesi yetiştiricileri, daha iyi sulama yapabilen tekerlekli (spoke) jetleri tercih edebilirler.
Faryna “genç ağaçlarımızda ekstra koruma sağlamak için yükseltilmiş jetlerle beraber ağaç örtüleri kullanıyoruz” diyor. Eğer su kaynağınız ya da pompanız başarısız olursa “örtü ağacın ısısının bir kısmını tutarak biraz da olsa koruma sağlar.”

Sulamak ya da Sulamamak
Faryna’yı, yaklaşan bir donun öncesinde bir öğleden sonra arayıp ona sulamayı başlatmanız gerekip gerekmediğini sormak için zaman harcamayın. Kendisi bu kararı, kendisine ağaçlarının tüm bakımı için güvenen yetiştiriciler için veriyor, başkaları için değil. “Su iyi de olabilir, kötü de” diyor, “yanlış durumlarda zarara yol açabilir.
Faryna “sulamayı yaparken, sorumluluğu üstlenmeye hazır olmalısınız” diyor. “Birilerinin sizin için karar vermesini bekleyip sonra da oluşan durum için onu yargılamak hiç adaletli değildir. Elinizi yapabileceğiniz en iyi şekilde oynamalısınız. Birisinin ‘bu gece çalıştırmalısın’ diyebileceğini hiç sanmıyorum.”
Jackson’a göre durumun kolay olduğu bir hal var. Hava sıcaklığı tahmininin çok düşük olduğu gecelerde su kullanmaya karar vermenin kolay olduğunu söylüyor. Jackson, “eğer hava tahmini kritik bir durumu bildiriyorsa (-6°C gibi sıcaklıklar), çok kolay, çalıştırın gitsin. Durum ne olursa olsun su, kritik bir donda yardımcı olur” diyor.
Tahminin –3°C civarında olduğu durumlarda planlama daha zordur. Faryna “hava tahmini, kuru bir hava, düşük yoğuşma noktası ve hafif rüzgar gibi bir durumu bildiriyorsa (su kullanarak) zarara neden olursunuz” diyor. Bu durumdaki zarar buharlaşma ile oluşan soğuma ile meydana gelir. Bu da ağacı, su kullanmadığınızda oluşacak sıcaklıktan daha soğuk yapar. “Sıcaklık –2,7°C’da iken, suyla bunu –4,4°C’a çekersiniz.”

Ne Zaman Başlamalı?
Su vermeye karar verdiniz. Ne zaman başlayacaksınız? Faryna’nın önerisi: “erken başlayın.” Böylece, bitmiş bir batarya ya da pompayla ilgili bir sorununuz olursa bunu onarabilir ve işinize devam edebilirsiniz. Ancak, eğer mikro yağmurlamada sıcaklık 0°C’a düşmüşse çoktan donmuş demektir ve onu bir daha çalıştıramazsınız.
Faryna, bir ya da iki bloka sahip bir yetiştiricinin, bir sürü pompası olan bir bahçıvandan daha uzun bir süre

bekleyebileceğini işaret ediyor. Yetiştirici, pompalarını birkaç dakika içinde çalıştırabilir; fakat Faryna’nın beş kişilik ekibinin, dönümlerce araziyi sulayan 85 tane pompayı çalışır hale getirmesi 3-4 saatlerini alacaktır.


“Hiçbir durumun birbirine benzememesi” nedeniyle Faryna, tam olarak ne zaman başlanması gerektiğini söyleyemeyecektir. Eğer sulamayı başlatmaya karar verdiyseniz, bunu muhtemelen mikro yağmurlamadaki sıcaklık 2°C’ın (34°F) altına düşmeden önce yapmanız gerekecektir ve eğer Faryna gibi bir çok pompaya sahipseniz, sıcaklık biraz daha yüksekken başlamalısınız.


Jackson, “sıcaklık 2-3°C’a (36-38°F) düştüğünde çalıştırırdım” diyor, tabii eğer hava bu sıcaklığa öğleden sonra ya da akşamın erken saatlerinde ulaştıysa. Bazı yetiştiricilerin günbatımından önce çalıştırmaya başlamasına karşın, birçoklarının sıcaklığın 2,0-2,5°C’a düşmesini beklediklerini de ekliyor.


Faryna ayrıca suyu vermeye, gerekli olduğu zamandan saatler önce başlanmaması gerektiğini; çünkü bunun su israfı olacağını da yetiştiricilere bildiriyor.
“Su kaynağına önem verin” diyor.

Ne Zaman Durmalı

Dondan sonra suyu kapatmak için “bütün buzun erimesini beklemek zorunda değilsiniz” diyor Faryna. “Buz erimeden çok zaman önce güvenle kapatabilirsiniz.” Genelde 1,7-2,8°C civarında.


Jackson araştırmaların, bir dondan sonra ıslak bulb sıcaklığı 1°C civarına eriştiğinde durdurulabileceğini gösterdiğini belirtiyor. Islak bulb sıcaklığı, su eklendiğinde soğuyan havanın sıcaklığıdır ve bir sling psikrometre ile ölçülür.
Eğer bir asılı psikrometreniz yoksa ve ağaçlığınızın ıslak bulb sıcaklığını bilmiyorsanız siz de diğer birçok yetiştirici gibisiniz demektir. Endişelenmeyin: Jackson FAWN’un bu kıştan itibaren internet sitesi üzerinden ıslak bulb sıcaklıklarını yayınlayacağını söylüyor. Jackson, kendi bölgenize yakın bir ıslak bulb verisinin genelde yeterli olacağını; çünkü geniş arazilerde nem oranının çok az değişiklik gösterdiğini söylüyor.

Don Mevsiminden Sonra
Don mevsimi sona erdiğinde Faryna ağaç örtülerini kaldırıyor; çünkü bunun gelişmesine yol açacağından korkuyor.
Ayrıca mikro yağmurlama başlıkları yükseltilmiş olarak bırakmanın ağaç gövdesini yılın büyük kısmında ıslak bıraktığını ve bunun da phytophthora gelişmesine yol açacabileceğinden endişe duyuyor. Gülümsüyor ve “bunu yapan bütün yetiştiricilere dikkatli olmalarını salık veriyorum” diyor.
Faryna ve bazı yetiştiriciler mikro yağmurlama başlıkları yıl boyunca yükseltilmiş olarak tutuyorlar; çünkü bunları kurup yeniden bozmak pahalı bir iş. Jackson, bu jetlerin yükseltilip tekrar alçaltılması için işgücüne harcanan paranın dönüm başına yaklaşık 40 dolar olduğunu hesaplamış. Lake yöresindeki jetleri yükselten yetiştiricilerin yaklaşık yarısının bunları baharda alçaltacağını düşünüyor.







Püskürtücü Uygulama Oranları
Su direkt olarak çiçek tomurcuğu üzerine uygulanarak, suyun donarken yaydığı ısı sayesinde tomurcuk sıcaklığının, zarara yol açan kritik düzeyden birkaç derece yukarıda, donma sıcaklığına yakın bir noktada tutulması sağlanır. Uygulanan suyun oranı ile donma hızı dengede tutulduğu sürece tomurcuk sıcaklığı donma noktasına yakın olacaktır. Yetersiz uygulama, korunmanın hiç uygulanmadığı zamandan daha fazla zarara yol açabilir; çünkü buharlaşma, çiçek tomurcuğunun sıcaklığını hava sıcaklığının altına düşürebilir.
Ağaç üstü sulamanın bir sorunu, ne kadar su uygulanacağının bilinmemesidir. Püskürtücü uygulama oranları modeli FROSTPRO (Perry, 1986) kullanılarak değişik durumlar düşünülmüş ve aşağıdaki tabloda sunulmuştur. Düşük nem oranlarının uygulama oranını artıracağını göz önünde bulundurunuz.






FROSTPRO’dan püskürtücü uygulama oranları, mm/sa

Rüzgar Hızı (km/sn)

Sıcaklık (°C)

1,6

3,2

8,0

16,0

-1,0

1,3

1,3

2,3

3,1

-2,2

1,8

2,5

3,8

4,1

-3,3

2,5

3,3

5,1

6,1

-4,4

3,1

4,3

6,6

8,1

-5,5

3,6

5,1

7,9

10,2

-6,6

4,3

6,1

9,4

11,9


FROSTPRO’dan püskürtücü uygulama oranları, inch/sa

Rüzgar Hızı (mil/sn)

Sıcaklık (°F)

1

2

5

10

30

0,05

0,05

0,09

0,12

28

0,07

0,10

0,15

0,16

26

0,10

0,13

0,20

0,24

24

0,12

0,17

0,26

0,32

22

0,14

0,20

0,31

0,40

20

0,17

0,24

0,37

0,47
1   2   3   4   5   6   7


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©anasahife.org 2016
rəhbərliyinə müraciət