Ana səhifə

Bitkilerde ve Meyve Bahçesi Bitkilerinde Donma Hasarları Nasıl Engellenir? Dona / Donmaya Karşı Korunma Prensipleri


Yüklə 233.78 Kb.
səhifə1/7
tarix06.05.2016
ölçüsü233.78 Kb.
  1   2   3   4   5   6   7


Bitkilerde ve Meyve Bahçesi Bitkilerinde Donma Hasarları Nasıl Engellenir?
Dona / Donmaya Karşı Korunma Prensipleri

Tanıtım

Yaprakları dökülen (mevsimlik) bitkilerin yetiştirilmesinde, dünyanın önde gelen çeşitli ülkelerinde donmaya karşı korunma çok önemli bir yer kapsamaktadır. Bu rehber, bize donma ve donmaya karşı korunma ile ilgili yararlı temel bilgilere değinerek gerekli verileri ve açıklamaları sağlamaya amaçlamaktadır.


Bilimsel makaleler (bölümler) vasıtasıyla rehber, bu fenomenin prensip ve koşullarını sunup açıklamakta ve olası çözümler sağlamaktadır. Sayılı bilimsel makale ve veri bankaları bilgi sağlayıp bu konunun nasıl ele alınması gerektiği konusunda açıklamalar yapmaktadır. Netafim olarak biz, varolan materyalden sadece küçük bir bölümünü toplayıp bu konudaki bilgimizi genişletecek daha çok makaleyi derlemeye devam edeceğiz.
Yaprakları dökülen (mevsimlik) bitkilerin yetiştirildiği birçok bölgede gece donu (ayazı) potansiyeli daima vardır.
Bu rehberde ilkbahar donmalarına karşı hassas olan bitki (kış donmalarına karşı dayanıklı olan bitkileri) ele alacağız. İlkbaharda, bitki tomurcuklanmaya ve çiçeklenmeye başladığında, rüzgarsız ve bulutsuz geceler bazen sıcaklığın sıfırın altına düşmesine neden olabilir. Rehberimizden daha sonra da anlayacağımız gibi, bitkiyi sulama yolu ile koruma altına almak mümkün olabilir. Sulama sırasında yağmurlaba başlıklları ile sağlanan su, daha yüksek sıcaklığı aracılığıyla, bitkiyi çevreleyen havayı ısıtabilir. Üstelik sulama suyunun bir kısmı donarak yakın çevresinde enerjiyi serbest bırakmaktadır. Bazı durumlarda bir buz tabakası bazı yaprakları, dalları ve genç çiçekleri kaplar. Bu buz tabakasını sulamaya devam ettiğimiz sürece sıcaklık asla donma noktasının altına düşmeyecektir.
Yağmurlama başlıkları ağaçların altına olduğu gibi üstüne de konumlandırılabilirler. Ağaç gövdesi nispeten küçük ise (bitki kafesleri ya da 2-3 metre / 6-10 feet’lik yarıçapları) yağmurlama başlıkları genellikle üst tarafa yerleştirilirler. Planlanan sulamanın minimum tamamlanma hacmi genellikle saatte 3 mm’dir. Bu su miktarı, sıcaklığın –3 ya da –4 ‘e kadar düşen bölgelerde ağaçların korunması için uygun olan enerjinin serbest kalmasını garantilemektedir. Eğer sıcaklık bu seviyenin altına düşerse sulama miktarının arttırılması gerekebilir.
Ağaç korunması birçok faktöre bağlı olduğundan biz, Netafim olarak bu yöntemin yüzde yüz başarılı olacağını garanti edemeyiz; bu ürünler ve önerilen yöntemler çiftçiye yardım etmek için tasarlanmış araçlar olup, farklı bitki, arazi, iklim ve bölgeler gibi özel durumlara uygunluk için görüntüleme ve ayarlamalar gereketirmektedir.

Netafim” Çözümleri

Netafim’in ürün yelpazesindeki bazı ürünler yetiştiricilere donma koşulları ile başa çıkma ve idare etme olanağını sağlamaktadırlar. Avantajlarını ve karşılıklı ilişkileri konusunda bilgi almanız açısından, ağaçları aynı aralıklarla dikilmiş 10 hektarlık bir arazide uygulanan durum çalışmasını size aktarıyoruz. Tüm ürünler bu alanda kullanılmıştır. Ayrıca çeşitli çözümlerin bileşenleri

gösterildiği gibi her birinin maliyeti de karşılaştırılmalı çalışmalara da olanak sağlamaktadır. Çeşitli ülkelerdeki bileşenlerin fiyat farklılıkları bazında, su elverişliliği, sistem maliyeti, enerji fıyatları vb. gibi tarımsal verileri ve yerel faktörleri de hesaba katarak, her bir yetiştirici için hangi sistemin uygun olacağına biz karar vereceğiz (22 ve 23. sayfalara bakınız).








Isı Transferi
Isı, bir materyalden bir diğerine ya da bir yerden başka bir yere aşağıda belirtilen üç yöntemden birini kullanılarak aktarılabilir:


  • Kondüksiyon (Temas ile)

Metal bir çubuk ısıtıldığında ısı transfer yöntemi iletimdir. Çubuğun sıcak ucundaki moleküller yüksek enerji ile hareket eder ve yakınlarındaki daha soğuk moleküllerle çarpışarak onlara daha fazla enerji verirler. Bunlar da daha yavaş olan moleküllere çarparak onların daha hızlı hareket etmelerine ve enerjiyi iletmelerine neden olmaktadır. Böylece enerji çubuk boyunca transfer edilmiş olur.

  • Konveksiyon (Akışkan hareketi ile)


Isıtılmış sıvı ya da gazın hareketi ile olan transferdir.

  • Radyasyon

Fiziksel temas olmadan ısı enerjisinin bir nesneden bir başkasına geçmesidir. Güneşin enerjisini böyle almaktayız ve bitkiler radyant ısı transferiyle gece ısı kaybetmektedirler.
Enerji Değişimi
Gün boyunca güneşten yayılan ısı enerjisi toprağı ve bitkiler gibi toprak nesnelerini ısıtmaktadır. Bu nesneler havadan daha sıcak duruma geldiklerinde havaya kondüksiyon yöntemiyle ısı verirler. Bu hava daha az yoğunluğa sahip olur, yükselir ve yukarıdan gelen daha serin hava ile yer değiştirir. Daha sıcak ve daha serin havaların konveksiyonel karışması, binlerce feetlik alt atmosferin ısınma metodudur.
Ayrıca toprak ve bitkiler de ısı enerjisini uzaya yayar.
Görünmez olan bulutlar ve CO2 olarak karşımıza çıkan su buharı, yeryüzüne yakın olan bu ısıyı yakalayıp enerjinin bir kısmını emebilir ya da yansıtabilir. Bu son olgu sera etkisi olarak bilinmektedir.





Gün boyunca güneş enerjisi atmosferik gazlar ve su buharının arasından geçmektedir.






Toprağın yüzeyinden yansıyan enerji su buharı ve CO2 tarafından emilir ya da yansıtılır.

Gece durum tersine döner. Toprağa ve bitkilere etki edip ısıtacak bir sıcaklık yoktur. Onları çevreleyen havadan daha soğuk hale gelene kadar radyasyon ve konveksiyon yolu ile ısı kaybetmeye devam ederler. Daha sonra hava, toprağa ve bitkiye ısı iletir ve alt atmosfer soğur. Eğer kaybolan ısı radyasyonunu engelleyecek bulutlar yoksa toprak, bitkiler ve hava sıcaklığı belirgin ölçüde soğumaya devam edecektir. Koruyucu bulutların sera etkisi gece olan sıcaklık düşüşünü sınrlayabilir.


İnversiyon
Açık (bulutsuz) bir gecede katı cisimler uzaya ısı yaymaya devam edeceklerdir. Yeryüzü sıcaklığı önemli ölçüde azalacaktır. Atmosferin alt katmanlarından yüzlerce feet (1feet=30cm) yüksekteki sıcaklığın durumu tamamen farklıdır; yani hava katmanlarının tepe noktasına doğru sıcaklık artmaktadır. İnversiyon terimi, atmosferik ısının, yüksekliğe bağlı olarak düştüğü normal gündüz durumlarındaki gibi oluşmasından gelmektedir. İnversiyon etkisinin sıcak havası bunun gibi ısı kaynaklarına bağlı olan donmaya karşı korunma yöntemleri için önemlidir.



İnversiyon sırasında sıcaklık bölgelendirilmesi. Sıcaklık, yükseklik ile orantılı olarak inversiyonun tepe noktasına kadar yükselmekte sonra da azalmaktadır. Donmaya karşı korunma teknikleri, bitki üzerindeki daha sıcak havayı ısı kaynağı olarak kullanmaktadır.


Minimum sıcaklıği etkileyen birçok faktör vardır. Dağlık, tepelik ya da engebeli arazilerdeki yetiştiriciler don keselerine ya da soğuk spotlara aşinadır. Bunlar soğuk hava drenajı, yani soğuk, yoğun havanın yerçekimi ile toplanmış olduğu, arazinin en alçak alanlarında akması ile oluşturulmaktadır. Bu durum mikro-iklim olarak adlandırılan oldukça küçük alanlarda sıcaklık farklılıklarına yol açmaktadır.
Toprağın nemi ve yoğunluğu minimum sıcaklığın üzerinde önemli etkilere sahip olabilir. Nemli ve yoğun toprak, gevşek ve kuru toprağa nazaran gün boyunca daha çok ısı depolayacaktır. Böylece gece boyunca bitkiye daha cok transfer edecek ısıya sahip olacaktır. Toprağı kurutup yoğunluğunu azalttığından dolayı don ve donmadan önce toprak işlenmemelidir.
Ayrıca zemin örtüsü de sıcaklığı etkilemektedir. Bitki örtüsü gün boyunca daha çok güneş radyasyonu yaymaktadır. Aynı zamanda sıcaklığını da yavaş yavaş kaybetmektedir. Bu depolanan ve altında bulunan toprağın sıcaklığını azaltmaktadır. İki inch’ten (5,08m) daha fazla olmamak kayıdıyla, bitki örtüsünü kaldırmak bu etkiyi azaltabilir. Ancak, zemin örtüsü ayarlarının ayaz ve donmaya karşı korunmadaki dezavantajlarına karşı, erozyon kontrolü, toprak yoğunluğunu azaltan tozu en aza indirgemesi gibi yararları da gözönünde bulundurulmalıdır.

  1   2   3   4   5   6   7


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©anasahife.org 2016
rəhbərliyinə müraciət